14
Eyl
13
Eyl
13
Eyl
13
Eyl
13
Eyl
Hâlâ var mıdır giremeyen bilmiyorum ama, 40 yılda 1 burda bir video paylaşırsam, 40 yılda 1 biri gelip izleyeyim derse ve kapalıysa YouTube’u üzülürüm. (: İşte çok kolay olan bu giriş olayını hemen halledeceğiz…
Kısaca yapacağımız şey, DNS IP’lerimizi değiştirmektir. Başka bir numarası yok. Bu sayede bir çok engelli siteye girebileceğiz… Fakat bu DNS sunucuları yurtdışında olduğundan, Türk Telekom’un yurt dışı çıkışları cartayı çektiği anda normalde erişebilmeniz gereken Türkiye konumlu sitelere de erişemeyebilirsiniz…
Kullanacağımız DNS’ler OpenDNS servisinin DNS adresleridir. 208.67.222.222 | 208.67.220.220
Öncelikle yerel ağ ayarlarımıza girelim. Bunun için eğer saatin yanından “Yerel Ağ Bağlantısı”nın simgesine tıklayabilirsiniz. Yoksa, masaüstünüzden “Ağ Bağlantılarım” simgesine sağ tıklayak “Özellikler”e tıkladıktan sonra “Yerel Ağ Bağlantısı” simgesine çift tıklayabilirsiniz. Göreceğiniz ekran şu şekildedir.
Bu pencereden de “Özellikler” butonunda tıklayıp, 2. sayfamızı açıyoruz. Aşağıdaki gibi bir ekran görmeniz lazım.
Bu ekranda da TCP/IP’nin üzerine tıklıyoruz, ama işaretini kaldırmıyoruz. Tekrar “Özellikler” butonuna basıyoruz ve son aşama.
Açılan penceredeki görünen değişiklikleri yapıyoruz. Ve bütün pencereleri “Tamam” butonuyla kapatıyoruz.
13
Eyl
Benim bir sırrım var açıklanmayacak kadar sır,
Bundan çıkar hır,
Patlamalar vuku bulur dert kahır,
Sırdan geçen dilim olsa,
Hale der diken bilmez bilen radaan olur ben ve diken,
Ya sölersem kim anlar,
Söylemezsem bağlar gamlardan ağlar,
Bu yıpranışla dağılır bütün.
Doymaz sago yakar tütün
İçindeyim oyunun büsbütün
Hayatıma musallat oldu şöhret ün
Karıştı yarının bitti dün tedirgin bugün
Topla çıkar nedir sonuç
Her kıyasla dilime değer
Bıçağa ait keskin uç
Kimdir suçlu kimde suç
Öylesine kibirli ki biber
Yakmadan bırakmaz rahat
Yarası ağır dilimin bulamıyorum kapatacak bant
Üzerime gelin bakın dinamit bağlı gövdeme
Yaklaşanı uçururum uçurtma misali pimden iplerle
Fesatlar kapıma vardılar ellerinde güllerle
İşlerine gelmediğinde saldırdılar aynı güllerin dikenleriyle
Vurdular siyah güllelerle
Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin
ve dahi kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim
Bir benim bir bendim ve bir kendim ortadayım
Bitmez derdim bu hal beni yer bitirir bildim
Aklıma gelen başıma geldi, başım yarıldı aşım soğudu
Yine iştahsızlık yerinde oyuncak etti açlığımı
Artık kar topu oynamak istemiyorum ellerim dondu
Türlü saklambaç oyunlarından gözlerim yoruldu
Nerdesiniz güven abideleri cesaret haylazları
Gösterin bana 62 den tavşan yapan hokkabazları
Belirleyin karşımda durabilecek tüm küfürbazları
Demirden mızraplarla kırdım sazları
Deştim böğrümden kıyamadığım hazları
Verin bana yazları
İlahi merhamet sarayı ya hannan?
Sensin rana- sensin- mana- sensin rahman -sensin canan
Ruhum işgalden kurtulmaz vatan
İnfilak eder alev ateş volkan
Hislerim kırıklar
Püskürüyor üzerime lav
Kıvırcım korlar
Elindeki bir avuç dolusu su ile sönmez bu yangınlar
Ben bir sırra sahibim hayat uykusuna yatmış
Ben çok dosta sahiptim güvensizlik içine batmış
Şahit oldum birileri mutluluğu para ile kapmış
Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin,
Ve dahi kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim.
Bir benim bir bendim ve bir kendim ortadayım,
Bitmez derdim bu hal beni yer bitirir bildim.
Ateşten gömlekler,
Topraktan çömlekler,
Ne maymundan geldin,
Ne de seni getirdi leylekler,
Sago ya kulak ver!…
İki sıfır sıfır sekiz
Eelveda eder…
13
Eyl
SENİ SEVİYORUM
Sadece kim olduğun için değil, sen olduğun için ve seninle beraberken kim olduğumu, benliğimi anladığım için, beni değiştirmeye çalışmadan olduğum gibi sevdiğin için, ayrıca, bir şey söylemeden, bakışlarınla bile sevgini hissettirdiğin için ve bana kendimi önemliymişim gibi hissettirdiğin için.
SENİ SEVİYORUM!
Sadece kendine yaptıkların için değil, bana kattığın güzellikler için, beni hep tamamladığın ve biz bilincini bana aşıladığın için.
SENİ SEVİYORUM!
İçimdeki çocuğu, saklı kalmış beni ortaya çıkardığın için, ayrıca, sana ihtiyacım olduğu her an beni yalnız bırakmayıp gücüme sevginle güç kattığın ve tüm duyarlılığınla yanıbaşımda olduğun için.
SENİ SEVİYORUM!
Elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman üzüntülerimi alıp onların yerine şimdiye kadar kimsenin başaramadığı o güzellikleri, o sıcaklığı, o içtenliği bana hissettirdiğin için ve bütün bunları benden kilometrelerce uzaklıkta bulunan bedenin ama beni bir an olsun yalnız bırakmayan mucizevi sevginle, o güzel ruhunla başardığın için.
SENİ SEVİYORUM!
Hayatımı bir aşk ve sevgi tapınağına dönüştürdüğün ve her günümü özel bir güne, yaşam şenliğine, unutulmayan şiirlere dönüştürdüğün için ve hayatımda beklediğim iki şeyi “huzur ve sağlığı” bana sağlamaya çalıştığın için ki beni zararlı şeylerden uzak tutarak sağlığımı, varlığın ve sevginle de huzurumu sağladığın için.
SENİ SEVİYORUM!
Sadece sesimi duymak için aradığın için, hayatın monotonluğunu ortadan kaldırdığın için, kendimi keşfetmeme yardımcı olduğun için, en iyi dostum, arkadaşım, sırdaşım, bir tanem olduğun için, yanımdayken bile seni çok özlediğim için, en önemlisi sadece ve sadece “BENİM SEVGİLİM” olduğun için.
SENİ SEVİYORUM!
Çünkü sen kimsenin ve benim başaramadığım şeyleri, kendimi iyi hissetmemi, kendimle dost ve barışık olmayı, hiçbir zaman olmadığım ve tadamadığım kadar mutlu olmamı sağlıyorsun. Böylece bana mükemmel bir ilişki sunuyorsun. Ve sen bunları yalnızca konuşmayla, sözlerinle, dokunuşunla veya işaretle değil, sadece kendin olmakla yapıyorsun. Hiç kuşkusuz, sağlıklı sevgi ve gerçek dostluk, ölümsüz arkadaşlık budur…
13
Eyl
Gönüldendir şikayet, kimseden feryadımız yoktur.
Ateş kesilir geçse, saba gülşenimizden.
O mahiler ki derya, içredir deryayı bilmezler.
Bir ah etsem, bu dünyayı, viran ederim ben.
Göz gördü, gönül sevdi, seni ey yüzü mahım.
Kurbanın olam var mı, benim bunda günahım.
O, gül endam, bir al şala bürünsün, yürüsün.
Ucu, gönlün gibi ardınca, sürünsün, yürüsün.
Neler çeker bu gönül, derdim şikayet olur.
Ben aşıkım, sözüm de, benim aşıkanedir.
Ne yanar kimse bana, ateş-i dilden özge.
Ne açar kimse kapım, bad-ı sabadan gayrı.
2
Eyl
Gene Eylül ayı, gene dersler başlıyor, gene benim blog açıldı. Merhabalar herkese… (:
Bu sefer uzun soluklu olmasını diliyorum. Aylak kaldıkça bi’ şeyler yazacağım buraya artık. Kafaya koydum!
Bir 3 aylık tatili daha bitirdim. Ne anladım? Hiç bir bok anlamadım. Tek anladığım bu zaman dersler varken de bu kadar hızlı geçse 3 tane daha üniversite okurum hiç sıkılmadan. :p
Bu sene 2. sınıftayım. Ama ortalamamı yükseltemezsem sanırsam 3. sınıfa geçemeyeceğim. Bunun da bir korkusu var içimde. (: Okulu özlemedim de değil ama ölüp bitmiyorum da. “Fatih Üniversitesi Bilgi İşle(yeme)m(e) Birimi” tekrardan seninle beraber olmak çok güzel olacak. Haftada 2 defa ziyaret edicem sizi merak etmeyin. Allah cezanızı verecek. (:
Fatih Üniversitesi’ nin alt katlarını su basmış diye duyduk. Pek sorunum yok okulla ama olsun, müstehaktır o “Bilgi İşlem” yüzünden. Ben o binaya bi’ şeyler olsun diye dua etmiştim ama. Rabb’im fazlasını vermiş. Allah’ın takdiri. (: Neyse geçmiş olsun, bize bi’ zararı olmayacak muhtemelen, 15 gün içerisinde toparlasınlar artık işleri ne?
İlk yazı bu kadar yeter. Dersler bi’ başlasın bütün komediler burada olacak bi’ terslik olmazsa.
Selametle…
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Nis | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | ||||